
10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü dolayısıyla Erzincan’da program düzenlendi.
İl Milli Eğitim Müdürlüğü koordinesinde Erzincan Anadolu Lisesi tarafından hazırlanan Programa Erzincan Vali Yardımcısı Hüseyin Remzi Konak, İl Millî Eğitim Müdürü Aziz Gün, il protokolü, davetliler ve öğrenciler katıldı. Program saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı.
Birleşmiş Milletler tarafından 10 Aralık 1948’de kabul edilen İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinin yıl dönümü olan “İnsan Hakları ve Demokrasi Haftası” Müftülük Konferans Salonunda düzenlenen programla kutlandı.
Programın açılış konuşmasını yapan Erzincan Anadolu Lisesi Müdürü Talip Atalay: “İnsan olduğu her yerde insan haklarından bahsetmek mümkündür. Tarih boyunca insanlar bireysel olarak ve topluca birbirlerinin haklarını ihlal eder hale gelmiştir. Kabilin kardeşi Habil’i öldürmesi ilk insan hakkı ihlali olarak önümüze çıkmaktadır. Batı hukukunda başkalarına zarar vermeyeceği şeyleri yapabilmektir. İslam hukukunda ise kişinin kendine ve başkalarına zarar vermeyeceği şeyleri yapabilme özgürlüktür. Hak ve özgürlük kavramları genellikle ender alanlarda ve birbirinin yerine kullanılsa da aralarında önemli fark vardır. Özgürlük kişinin doğuştan sahip olduğu Allah tarafından kendisine verilmiş değerlerdir. Hak ise hukuk sistemi tarafından elde edilmiştir. Bu bağlamda 10 Aralık 1948 yılında BM tarafından İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi ilkesi kabul edilmiştir. Türkiye bu konuda adım atan bir devlettir. İnsan Hakları Bildirgesi temel olarak her insana eşit derecede yaşama hakkına sahip olduğu görüşü esas alınır’ dedi.
Daha sonra konuşmasında Erzincan İl Milli Eğitim Müdürü Aziz Gün ise şunları kaydetti; Özellikle başta Milli Eğitim Bakanlığımız ve Milli Eğitim müdürlüğümüz tarafından farklı sivil toplum kuruluşları tarafından bu günle ilgili olarak farlı etkinlikler çalışmalar yapılmaktadır. Bizlerde dili, dini, rengi, mezhebi ne olursa olsun bütün insanları kucaklayan ve biz yakışan nesilleri yetiştirmek için bu ve benzeri programları düzenliyoruz. Bizler aslında yerdeki karıncaya bile ulu nazarım varlığı diyen yunusun, gölgesinden otur ama ağaç senden incinmesin diyen ozanların kök salmış olduğu bir merhamet yurdunda yaşıyoruz. Bu mümin topraklarda sevgi saygı hoşgörü en güzel örnekleriyle tarih boyunca sergilenmiştir. Yunus’da dedi gibi yaratılanı severim yaratandan ötürü şuru ve aynı zaman da 1940’da 50 ler de değil miladı 632 yılında toplamış olduğu asabının karşısına çıkarak sizlerin namusu canı, malı, ırzı, mükaddesdir diyerek haykıran ve bununla birlikte yaşam ve mülkiyet hakkının altını çizen, kadın hakları, çocuk hakları ve hepiniz Ademin çocuklarısınız diyerek eşitlik haklarını haykıran bir iklimin çocuklarıyız bizler. İnsan iyilik güzellik üzere yaratılmıştır. Bunun en önemli kanıtı ise kesinlikle hiçbir kötülük düşünmeyen çocuk bunun en önemli göstergesidir. İşte onların dünyasında olmayan kötülüklerinden onları arındırmak ve sevgi dolu bir dünyayı onlara bırakmak bizim şiarımızdır. Aslından tarihe baktığımızda özellikle son yüzyıla baktığımızda batı dünyaya kan, acı, nifak tohumları ekmekten başka hiçbir şey yapmamıştır. Dünyada mazlum mahur sömürülen bütün ülkelere baktığımız zaman insan hakları söylemleri neticesinde savaşlar çıkarmak suretiyle hep mağdur etmiştir ve insan hakları sözcüleri ve demokrasi havarileri hep kendi dilinde kendi dininde kendi meşrebinde olmayanlara hep zülüm etmiştir. Da dün Bosna , Azerbaycan, daha dün yine aynı şekilde Çeçenistan bugün devam eden doğu Türkistan, Libya, Suriye, Kilis’ın bunların birer göstergesidir. Kıyıya vuran bebekleri yetim kalan çocukları bombalarla yok ettikleri kadınları hiçbir zaman görmemişleridir. Bizler hamd olsun dünden bugünden hep mazlumların yanında olduk yanında olmaya devam edeceğiz ’dedi.
Erzincan Vali Yardımcısı Hüseyin Remzi Konak ise konuşmasında : ‘Büyük şair İsmet Özel, Amentü adlı şiirine şöyle başlar: “İnsan eşref – i mahlûkattır derdi babam./ Bu sözün sözler arasında ayrı bir yeri vardı.“ Evet, şairin dediği gibi bu sözün sözler içinde ayrı bir yeri var.
Zira insan, yeryüzündeki bütün varlıklara egemen olsun, yeryüzünde yapıcı bir rol oynasın diye yaratıldı. İnsan olarak dünyaya gelip “insan“ kalmayı başarabilirsek insanlığı kurtarmış oluruz. Bunun kolay olmadığının bilincindeyiz. Zira “İnsanlık, ince işçilik ister.“ Kırmadan, yok etmeden, insafı elden bırakmadan, içimizdeki merhamet adlı çınarı soldurmadan yaşamımızı sürdürmeliyiz. Değerli Konuklar İnsana hürmet eden, insanı cümle varlıklardan üstün tutan bizler, her insanın haysiyetli bir hayatı hak ettiğini düşünüyoruz. Demokrasi havarileri, kendilerine sığınan göçmenleri ülke dışına atmayı veya belirli din veya ırk mensuplarının fişlenmesini öneriyorlar. Buna karşın, bizler, riyakârlığa düşmeden, insandan umudumuzu kaybetmeden insanı yaşatmaya, baş tacı etmeye devam edeceğiz. Bugünün dünyasında milletlerin özgürlüklerine el koyan, baskıcı ve halkın düşüncesine saygı göstermeyen yöneticilerin, dünyaya getirdikleri kan ve gözyaşından başka bir şey değildir. Dünyanın birçok yerinde halen, insan onurunu zedeleyen uygulamaları görmekteyiz. Ülkemiz geçmişte olduğu gibi şimdi de mazlumlara yardım etmektedir. Çünkü her türlü haksızlığa karşı onurlu ve dik durabilen bir milletin mensuplarıyız.
Toplumsal değerleri ve insan haklarını korumak için iş birliği yapmak, çevremizdeki kültürel farklılığı desteklemek demokratik vatandaşlık bilincine sahip bireylerin temel özelliğidir. Bu bilince sahip bireyler arttıkça özgürlük, adalet, hoşgörü, farklılıklara saygı gibi kavramlar bir anlam kazanır.Gazi Mustafa Kemal: ‘’Artık insanlık kavramı, vicdanlarımızı arıtmaya ve hislerimizi yüceleştirmeye yardım edecek kadar yükselmiştir. ’diyerek insanların daima yüksek, asil ve kutsal hedeflere yürümelerini istemiştir. Devletimiz ‘’İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’’ şiarıyla bu hedeflere ulaşmak için İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi başta olmak üzere birçok uluslararası sözleşmeyi desteklemiştir.
Onurlu, eşit ve özgür yaşamak için insan haklarının bilinmesi, toplumun her kesiminin bu hakları içselleştirmesi gerekir. Bunun için başta basınımız olmak üzere tüm sivil toplum kuruluşları, eğitimciler, kolluk kuvvetleri işbirliği içinde olmalıdır. Ülkemiz, son yıllarda insan haklarının korunması ve ileriye götürülmesinde büyük bir mesafe katetmiştir. İnsan haklarının korunması için ilimiz ve ilçelerinde ‘’İnsan Hakları İl ve İlçe Kurulları’’ büyük bir özenle çalışmalarını sürdürmektedir. Vatandaşlarımız bu kurullara şahsen başvuruda bulunup hak ve hürriyetleriyle ilgili sıkıntılarını bizimle paylaşabilirler. Vatandaşlarımızın başvurularına cevap verme ve çözüm üretme konusunda büyük bir çaba içerisindeyiz.
Bu duygu ve düşüncelerle, insan hak ve özgürlüklerinin evrensel düzeyde tanınması ve korunması temennisiyle ‘’10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü’nü kutluyor, sizleri sevgi, saygı ve muhabbetle selamlıyorum.
Erzincan Anadolu Lisesi öğrencileri tarafından “Farklı Dillerde Büyük İnsanlık” adlı şiir “Göç” konulu sunum, “Ünzile” adlı oratoryo gösterisi yapılarak program son buldu.